Türkiye'nin güçlü olmak dışında seçeneği yok
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, “Sadece kendi bekamız için değil dost ve kardeşlerimizin huzur, barış ve istikrarı için de bizim güçlü olmak dışında bir seçeneğimiz yoktur” dedi. Milli Güvenlik Konferansları Açılış Töreni’ne katılan Erdoğan, bölgesel gelişmeler bağlamında hassas bir döneme tekabül eden konferansları, Türkiye’nin strateji hafızasını güçlendiren, kurumlar arasındaki koordinasyonu pekiştiren, yeni tehditleri doğru okuyacak kadroların yetişmesine zemin oluşturan önemli bir adım olarak gördüğünü söyledi.
TÜRKİYE’NİN GÜCÜNE GÜÇ KATACAĞIZ
Bir hususun altını çizmek istediğini belirten Erdoğan, “Devlet yönetimi, milli irade ve sivil siyaset merkezli gerçekleşen sessiz devrimin sembollerinden biri, Milli Güvenlik Kurulumuzun görev, yapı, işleyiş ve konumunda yaşanan değişimdir. Yasal ve anayasal düzenlemeler, kurulun ve genel sekreterliğimizin asli misyonlarını daha etkin, daha verimli ve demokratik standartlara uygun bir zeminde ifa etmelerini mümkün hale getirmiştir. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin, devlet idaremize ve karar alma süreçlerine kazandırdığı avantajları en iyi şekilde kullanarak Türkiye’nin gücüne güç katmaya inşallah devam edeceğiz. Milletçe stratejik önemi yüksek ve zorlu bir coğrafyada asırlardır varlık gösteriyoruz” ifadelerini kullandı.
BÖLGEMİZDE OYUN KURUCU OLDUK
Türkiye’nin başkalarının senaryolarında kendisine rol biçilen bir ülke olmadığını, kendi hikayesini yazan, kendi geleceğini şekillendiren ve bölgesinde oyun kurucu bir aktör haline geldiğini dost düşman herkese gösterdiğini belirten Erdoğan, “Bugün kendi önceliklerimiz ve yöntemlerimizle yürüttüğümüz Terörsüz Türkiye sürecimizin de Körfez bölgesinden Kuzey Afrika’ya ve Doğu Akdeniz’e uzanan kararlı adımlarımızın da gerisinde işte bu artan öz güven, cesaret, planlama ve bağımsız hareket edebilme kabiliyeti vardır. Terörsüz Türkiye süreci, bir güvenlik politikasının ötesinde ülkemizin yeni yüzyılına ilişkin stratejik bir devlet vizyonunun adıdır. İnşallah süreç hedeflerimizle uyumlu bir şekilde başarıya ulaştığında iç cephemizi güçlendirmekle kalmayacak, Türkiye’nin güvenliğini tahkim edecek, milletimizin önünde yeni kapıların açılmasına vesile olacaktır” diye konuştu.
REHAVETE KAPILIRSAK HAYAT HAKKI TANIMAZLAR
“Biz kendisini askermillet olarak tarif eden bir kimliğe, böyle bir kültüre sahibiz” diyen Erdoğan, güvenliğin, özellikle millet için ihtiyaçlar hiyerarşisinde ilk sırada yer aldığını söyledi. Erdoğan, “Şunu gayet iyi biliyoruz ki gardımızı indirdiğimiz, rehavete kapıldığımız anda bize bu topraklarda hayat hakkı tanımazlar. Sadece kendi bekamız için değil dost ve kardeşlerimizin huzur, barış ve istikrarı için de bizim güçlü olmak dışında bir seçeneğimiz yoktur. Çünkü biz bölgemizin güvenliğini kendi güvenliğinden ayrı görmeyen, kendi huzuru kadar dost ve kardeşlerinin de huzurunu isteyen bir ülkeyiz” dedi.
Kimseye umut bağlamadık
Cumhurbaşkanlığı forsunda temsil edilen 16 devletin 2200 yılı aşkın bir mazisi olduğunu anımsatan Erdoğan, şunları kaydetti: “Avrupa’dan Orta Asya’ya, Kafkasya’dan Afrika’nın derinliklerine uzanan geniş bir coğrafyada ecdadımız at koşturmuş, devletler kurmuştur. Her zaman söylediğimiz gibi, Türkiye Cumhuriyeti bizim bu topraklarda kurduğumuz ilk değil en son devletimizdir. Bunu bilhassa şunun için söylüyorum; kurduğumuz devletlerin adları ve yöneticileri zamanla değişmekle birlikte ‘ebed müddet’ vasfı her zaman baki kalmıştır. Nice zorluklarla karşılaştık, nice ihanetlere maruz kaldık, nice badirelerden geçtik ama her defasında Anka Kuşu gibi küllerimizden yeniden doğduk. Bugüne kadar vatanımızın bekasını, devletimizin güvenliğini, milletimizin istiklal ve istikbalini güvenceye alma noktasında kendi bileğimizin dışında kimseye umut bağlamadık.”
TERÖRÜ KAYNAĞINDA YOK ETTİK
“Milli Mücadeleyi bu anlayışla yürüttük, Cumhuriyetimizi bu anlayışla kurduk, demokrasimize yönelen saldırıları bu anlayışla püskürttük. 40 yılı aşan terörle mücadelemizi yine bu anlayışla sürdürdük. Tüm bunları yaparken tarihin ve aziz milletimizin şahitliğinde ağır bedeller ödedik. Büyük mücadeleler verdik ve çok önemli kazanımlar elde ettik. Özellikle 15 Temmuz ihaneti sonrası devreye aldığımız ‘terörü kaynağında yok etme’ stratejisiyle içeride ve dışarıda kritik başarılara imza attık. Bu sayede bir taraftan tüm terör örgütlerine karşı çok yönlü bir mücadele yürütürken, diğer taraftan da sınır ötesi bir harekatla ülkemizin güney sınırları boyunca bir güvenlik hattı oluşturduk. Karar alma aşamasından uygulama safhasına kadar sınır ötesi operasyon süreci, Türkiye’nin bağımsızlığını teyit eden bir rol üstlenmiştir. Milli güvenliğimiz riske girdiğinde gözümüzün hiçbir şeyi görmeyeceğini, böylece çok net bir şekilde ortaya koyduk. Irak ve Suriye harekatlarımız, ülkemizin tepesine yerleştirilen cam tavanı parçalayarak, güvenlik paradigmamızda yeni bir dönemi başlatmıştır.”
Dışa bağımlılığı en aza indirdik
Türkiye’nin, harp sahalarını en iyi okuyan, değişen güvenlik paradigmasını ilk fark eden ve kendini buna erkenden hazırlayan ülkelerden biri olduğunun altını çizen Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Terörle mücadeledeki tecrübemizi sınır ötesi harekatlarda elde ettiğimiz kabiliyetlerle birleştirerek kendimizi sürekli geliştirmeye çalıştık. Savunma sanayiimizi güçlendirerek dışa bağımlılığımızı en aza indirdik. Güvenlik kurumlarımız arasındaki eş güdümümüzü en üst düzeye çıkartarak riskleri bertaraf ettik. Devletimizi Türkiye düşmanlarına maşalık yapan FETÖ’vari yapılardan temizleyerek sızıntıların ve içeriden sabotajların önüne geçtik. Demokratik reformlarımızda özgürlük ve güvenlik arasında çok hassas bir denge yakaladık. Bunların yanı sıra dış temsilciliklerimizin sayısını artırarak yeni anlaşmalar ve nakil hatlarıyla enerji arz güvenliğimizi sağlayarak, sağlık altyapımızı modernize ederek, afetle mücadele kapasitemizi güçlendirerek Türkiye’yi iddiaları ve hedefleriyle uyumlu bir bünyeye kavuşturmuş olduk. Sahip olduğumuz bu kapasitenin değerini etrafımızı kuşatan kriz fırtınasına baktığımızda çok net görebiliyoruz. Tarihin ve kaderin bize yüklediği sorumlulukların idrakinde olarak inşallah bu kapasiteyi içeride ve dışarıda tahkim etmeye devam edeceğiz.”
Yapay zeka güvenlik meselesi
Savaş meydanında artık tanklar, uçaklar ve füzeler kadar onlara istikamet veren yazılım ve donanımların da belirleyici rol oynadığını belirten Erdoğan, şöyle konuştu: “Türkiye olarak bu süreci takip etmekle kalmıyor. Kendimizi en hızlı biçimde buna adapte etmeye çalışıyoruz. Yerli ve milli imkanlarla geliştirilmiş teknolojik özerkliği, milli güvenliğimizin ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz. Aynı şekilde veri güvenliğine büyük önem veriyoruz. Gelinen noktada artık hepimiz şu gerçeğin farkındayız. Veri altyapısını güvence altına alamayan bir ülke, ekonomik istikrarını, savunma kapasitesini ve vatandaşlarının mahremiyetini temin edemez. Bir diğer mesele, kullanımı giderek yaygınlaşan yapay zeka teknolojisidir. Doğru kullanıldığında yapay zeka karar alma süreçlerini hızlandırmakta, riskleri erken tespit etmeyi sağlamaktadır. Ancak yapay zeka ciddi riskler de barındırmaktadır. Yapay zeka destekli dezenformasyon kampanyaları toplumsal psikolojiyi, sahte içerikler ise demokratik süreçleri zehirlemektedir. Gerçekle yalan arasındaki çizginin giderek kaybolduğuna şahit oluyoruz. Yapay zekayı etik, hukuki, toplumsal ve stratejik boyutları olan bir güvenlik meselesi olarak ele almak ülkemiz için tercihten öte zorunluluktur.”
Destici’yi tebrik etti
Cumhurbaşkanı Erdoğan, BBP’nin 13’üncü olağan kurultayında yeniden Genel Başkan seçilen Mustafa Destici’yi tebrik etti. Sosyal medyadan paylaşım yapan Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “Büyük Birlik Partisi’nin 13’üncü olağan kurultayında yeniden Genel Başkan olarak seçilen Sayın Mustafa Destici’yi en kalbi duygularımla tebrik ediyorum. Kurultayın ülkemiz siyaseti ve Büyük Birlik Partisi’ne gönül veren tüm kardeşlerim için hayırlara vesile olmasını diliyorum.”
Türkiye ile iş birliğini ileriye taşıyacağız
Venezuela Geçici Devlet Başkanı Delcy Rodriguez, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüşmesinin ardından bir video paylaşarak, Türkiye’nin kendileri için önemine değindi. Türkiye ile ikili ilişkilerin daha da geliştirilmesinin önemine dikkat çeken Rodriguez, “Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüşmek için Dolmabahçe Sarayı’ndayız. İş birliği gündemimizi daha da ileri taşımayı hedefliyoruz. Türkiye ve Venezuela, madencilik, enerji, ulaşım ve hava bağlantıları başta olmak üzere çeşitli alanlarda ticari ve ekonomik ilişkilerini istikrarlı şekilde geliştirmektedir. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın daveti için müteşekkiriz” dedi. Türk Hava Yolları’nın (THY) Caracas-İstanbul seferlerinin iki ülke arasındaki ilişkilere ciddi katkı sağladığını vurgulayan Rodriguez, teknoloji, sanayi, bilim ve enerji alanlarında halkın refahını artıracak uluslararası iş birliği imkanları oluşturmak için çalıştıklarını söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Güvenlik paradigmamızda yeni dönem başladı
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan yeniden BBP Genel Başkanı seçilen Destici’ye tebrik




