... | 🕐 --:--
-- -- --
عاجل
⚡ عاجل: كريستيانو رونالدو يُتوّج كأفضل لاعب كرة قدم في العالم ⚡ أخبار عاجلة تتابعونها لحظة بلحظة على خبر ⚡ تابعوا آخر المستجدات والأحداث من حول العالم
⌘K
AI مباشر
362279 مقال 225 مصدر نشط 38 قناة مباشرة 5053 خبر اليوم
آخر تحديث: منذ 0 ثانية

Bahçeşehir Koleji’nin 372 öğrencisi yurt dışı üniversitelerden bin 448 kabul aldı

معرفة وثقافة
Yeni Şafak
2026/05/13 - 09:43 504 مشاهدة

Türkiye’nin farklı illerindeki Bahçeşehir Koleji kampüslerinde eğitim gören öğrenciler, dünyanın en saygın üniversitelerinden tam 1448 kabul alarak tarihi bir rekora imza attı. Başarılı öğrencilerin İstanbul’da Bahçeşehir Üniversitesi Güney Kampüs Convention Center’de düzenlenen “Yurt Dışı Kabul Buluşması” etkinliğine Bahçeşehir Uğur Eğitim Kurumları (BUEK) Başkanı Enver Yücel, Bahçeşehir Koleji Kurucusu, İcra Kurulu Üyesi Semra Yücel, Bahçeşehir Koleji Genel Müdürü Dr. Özlem Koç, genel müdür yardımcıları ile okulların yöneticiler ve öğrenciler katıldı.

BUEK Başkanı Enver Yücel, yaptığı konuşmada küresel başarı kadar mezunlar arasındaki bağın önemine dikkat çekti:“Dünyanın en prestijli üniversitelerini tek tek gezdim; 'Buralarda bizim çocuklarımız okumalı' dedim ve bugün bunu başardığınızı görüyorum. Ancak Harvard mezunu olmak yetmez. Aranızdaki diyalogu ve network'ü asla koparmayın. Birbirinize öyle kenetlenin ki, dünyanın neresinde olursanız olun bu birliktelikten büyük bir güç doğsun. Gittiğiniz yerlerde bizi unutmayın, biz sizden güç alacağız.”

Bahçeşehir Koleji İcra Kurulu Üyesi Semra Yücel ise, yolculuğun başlangıcını hatırlatarak öğrencilere seslendi. Yücel“Bu yola yıllar önce tek bir öğrenciyle başlamıştık, bugün ise karşımda 372 devleşmiş isim görüyorum. Önce kendiniz, sonra aileniz ve ülkemiz için çalışacaksınız. Sizden sonra gelecek arkadaşlarınızın elinde, tutun, onlara kucak açın. Arkanızda koskoca bir Bahçeşehir ailesi olduğunu ve kapılarımızın sizlere her zaman açık olduğunu hiç unutmayın” dedi.

Genel Müdür Dr. Özlem Koç, başarının milli boyutunu vurgulayarak şunları söyledi: “Türkiye genelinden 400'ün üzerinde öğrencimiz, dünyanın en saygın üniversitelerinden bin 400'ün üzerinde kabul alarak göğsümüzü kabarttı. Biz Türkiye'nin geleceğini, bilim temelli ve evrensel değerlerle yetişmiş gençlerini hazırlıyoruz. Bu başarı sadece kurumumuz için değil, ülkemiz adına da büyük bir gurur kaynağıdır.”

‘HAZERFEN RUHUYLA HARVARD’A: BİN BİLEN BİR GELECEK’

Dünyanın zirvesindeki Harvard Üniversitesi’nden kabul alan Bahçeşehir Koleji Nakkaştepe 50. Yıl Kampüsü öğrencisi 17 yaşındaki Doruk Çağlı, çocukluğundan beri taşıdığı merak duygusunu "Hezarfen" olma idealiyle birleştiriyor. Robotik alanını, farklı disiplinleri bir araya getirdiği için seçtiğini belirten Çağlı, “Ailem bana her türlü bilgiye nasıl yaklaşmam gerektiğini, yani ‘bin bilen’ olmayı öğretti. Ben de hayatım boyunca her şeyi inceleyip doğru soruları sormaya çalıştım. Robotik tam da bu yüzden benim tutkum oldu. Bir algoritma yazarken bilgisayar bilimi, robotu tasarlarken mekanik, doğadan esinlenirken biyoloji, yapay zekanın etik boyutunu tartışırken ise hukuk ve felsefe ile iç içeyim. Dünyanın ikinci bir Rönesans’a doğru gittiğine inanıyorum ve disiplinler arası sınırların kalktığı bir eğitim modelini hedefliyorum. Harvard’da yapay zeka ve etik değerleri birleştirerek, teknolojiyi sadece bir araç değil, insanlık yararına bir güce dönüştürmeyi amaçlıyorum” diye konuştu.

‘FELAKETLERLE ANILAN NÜKLEER BİLİMİ ENERJİ DEVRİMİNE DÖNÜŞTÜRECEK’

Bahçeşehir Koleji Antalya Konyaaltı Fen ve Teknoloji Lisesi öğrencisi Narin Yüksek ise, nükleer fizik alanındaki çalışmalarıyla dünyanın en prestijli okullarından Princeton Üniversitesi’nden tam burslu kabul aldı. Başarılı öğrenci pilotluk hayalinden, nükleer fiziğe uzanan serüveni anlattı: “Başta hedefim pilotajdı. Dünyayı gezerken uçağın fiziğini hala tam anlamadığımız türbülansıyla başa çıkabilmeyi istiyordum. Arkasındaki bilimi araştırırken nükleer füzyonla tanıştım. Bir videoda gördüğüm mikrodalga üzüm plazması deneyinin nasıl mümkün olduğunu okurken insanların bu olguyu kullanarak bir sonraki enerji devrimini yapabileceğini öğrendim. Füzyon enerjisi beni bir noktada bu yüzden etkilemişti. Elektrik ve doğal kaynak kıtlığının görülmeye başladığı dünyamızda enerji bağımsızlığı, iklim krizi ve sürdürülebilirlik her gün gündemimizde. Buna rağmen nükleer bilim hakkında, özellikle Türkiye’de, sahip olduğumuz bilgi ve eğitim kaynakları çok kısıtlıydı hatta konu sadece felaketlerle anılıyordu. Ben bu kısıtlılığı bir sorumluluğa dönüştürdüm. Araştırmalarımı paylaşırken bir dünya devi olan MIT Plazma Bilimi ve Füzyon Merkezi’ne ulaştım ve orada araştırma ortağı olarak çalışmaya başladım. Kendi yolumu kendim açmak zorunda kalışım, aslında hem kendimi hem dünyayı keşfetmeme zemin hazırladı.”

Google’a kadar pek çok dev kurumun yarışmalarında stratejiler geliştirerek ödüller alan başarılı başarılı öğrenci, geleceğiyle ilgili ise “Tırmanış yaparken bazen tepetaklak durup bakış açınızı genişletmeniz gerekir; benim bilimsel yolculuğum da böyle. Princeton’da eğitimime başlayacağım için çok heyecanlıyım. Akademik kariyerime doktora ile devam edeceğim. Dünyayı gezmeyi ve füzyon enerjisinin ekonomik, sürdürülebilir bir seçenek haline gelmesini sağlamak istiyorum. Şu an bile ihtiyacımız olan o gelecek enerji devrimini destekleyen çalışmalarımı sürdüreceğim” dedi.

ANNESİNİN NÖBETLERİNDE BAŞLAYAN MERAK, STANFORD’DAN KABUL ALDIRDI

Bahçeşehir Koleji Antalya Konyaaltı Fen ve Teknoloji Lisesi öğrencisi Begüm Zeynep Yapıcı da biyoteknoloji ve sürdürülebilirlik alanındaki projeleriyle dünya devi Stanford Üniversitesi’nden tam burslu olarak kabul aldı. Biyoteknolojiye olan ilgisinin, hemşire olan annesinin yanında gittiği hastane nöbetlerinde filizlendiğini anlatan Yapıcı, ilham veren yolculuğunu şu sözlerle aktardı: “Küçük yaşlarda annemin nöbetlerine gittiğimde, makinelerin insan hayatını nasıl desteklediğini hayranlıkla izlerdim. Ama bedenimizin bir makine gibi çalışmadığını, sürekli uyum sağladığını fark ettim. Bu farkındalık beni ‘Teknoloji insan bedenine nasıl daha uyumlu olabilir?’ sorusuna itti. Okul laboratuvarımızda yapay deri üretmeye yönelik projeler geliştirdim. Amacım, yanık ve doku hasarı yaşayan insanlar için sağlık teknolojilerini daha erişilebilir kılmaktı. Birleşmiş Milletler’in İnovasyon Yarışması’nda ilk 8’e giren tek liseli olduğumda, sadece lise öğrencisi olmanın bir sınır olmadığını anladım.”

Bilimi sadece ders kitaplarında değil, hayatın tam merkezinde gören Begüm, sürdürülebilirlik alanında da dikkat çeken çalışmalara imza attı. Pirinç kabuğundan karbon tutan çimento üreten ve mutfaklardaki streç filme alternatif yenilebilir ambalaj geliştiren genç yetenek, aynı zamanda 2. Dan siyah kuşak bir tekvandocu. Başarısındaki en büyük anahtarın "başlamak" olduğunu belirten Begüm: “İsviçre’deki mentorum bana ‘Daha lise öğrencisiyim’ dememin kendime koyduğum bir sınır olduğunu öğretmişti. Şimdi o sınırları aşarak Stanford’da biyoloji, mühendislik ve girişimciliği bir araya getireceğim. Hayalim, öğrendiğim bilgileri ülkeme ve imkânlara ulaşmakta zorlanan topluluklara katkı sağlamak için kullanmak,” dedi.

مشاركة:

مقالات ذات صلة

AI
يا هلا! اسألني أي شي 🎤